MARTI TAG KAPATILACAK MI ?

MARTI TAG KAPATILACAK MI ?

HABER TARİHİ: 24 Ekim 2026
50 Kişi okudu

İSTANBUL 14.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ 23/10/2026 tarihli MARTI TAG MAHKEMESİ

Gerekçeli kararın özeti ve hukuki değerlendirmesi

Bu karar, Martı TAG uygulamasının haksız rekabet oluşturmadığına hükmediyor. Ancak Martı TAG üzerinden özel araçlarla ücret karşılığında yapılan her yolculuğun yasal olduğuna karar vermiyor.

Kararın en önemli ayrımı budur.

Uyarı düz dolguyla1. MAHKEME NEYE KARAR VERDİ?

İlk derece mahkemesi Martı TAG'ın haksız rekabet oluşturduğuna karar vermişti.

İstinaf mahkemesi ise bu kararı kaldırarak davayı reddetti.

Mahkemenin gerekçesi beş temel noktaya dayanıyor:

1. Martı TAG bir taşımacılık şirketi değildir.

Mahkemeye göre Martı, yolcu taşıyan bir şirket değil, yolcu ve sürücüyü dijital ortamda buluşturan bir platformdur.Soru :Martı paylaşımlı yolculuk yaptığını iddia ediyorsa günde bir sürücünün günde 15 defa yaptığı yolculuğa aracılık etmek paylaşımlı yolculukmudur ticari faaliyetmidir ?

2. Martı TAG yolculuklardan komisyon almamaktadır DENİLMEKTE…

Mahkeme, Martı'nın yolculuk bedellerini doğrudan tahsil etmediğini ve sürücülerle yolcular arasında yapılan ödemelerden komisyon kazanmadığını kabul etmiştir.Soru:Sürücülerden günlük 1000 TL’ye varan abonelik ücreti almaktamıdır ?Paylaşımlı yolculuk yapan sürücü 1000 Tl ödediği takdirde bir yolculukdan nekadar ücret alacaktır.Bu yolcuğun bedelini yolcu ödeyecekmidir ?

3. Kullanıcı sözleşmesinde ticari taşımacılık yasaktır.

Martı TAG kullanıcı sözleşmesinde, sürücülerin kâr amacıyla yolcu taşıyamayacağı ve yalnızca yakıt giderlerinin küçük bir bölümünün paylaşılabileceği belirtilmektedir.

Mahkeme, uygulamanın bu amaç doğrultusunda tasarlandığını kabul etmiştir.Soru :Amac bu ise hiçbir kanunda yeri olmayan taşımacılığı yapmak suç değilmidir ?

4. Paylaşımlı yolculuğa ilişkin özel bir kanun bulunmamaktadır.

Mahkemeye göre kanun koyucunun yasaklamadığı bir faaliyet, yalnızca mevzuat eksikliği gerekçe gösterilerek mahkeme kararıyla tamamen yasaklanamaz.Soru:Aklına esen kanunnu olmadığı halde aklına geleni yapabilirmi?

5. Bireysel sürücülerin hukuka aykırı davranışlarından platform doğrudan sorumlu tutulamaz.

Mahkeme, ticari amaçla yolcu taşıyan sürücülere mevzuat çerçevesinde yaptırım uygulanabileceğini, ancak bu durumun tek başına Martı TAG platformunun kapatılmasını gerektirmeyeceğini belirtmiştir.Soru:Kanunsuz durumda ticari amaçla yolcu taşıyan sürücülere aracılık eden Martı Tag sürücülerin bu sucu işlemesine göz yumması Ek Madde 2 – (Ek: 17/10/1996-4199/43 md.) (Değişik: 18/10/2018-7148/26 md.sinde açıkça belirtilgi üzere cezai şartların uygunması gerekmezmi ?

Sonuç

Mahkeme Martı TAG'ın faaliyetini haksız rekabet olarak değerlendirmemiş ve uygulamanın genel olarak yasaklanması talebini reddetmiştir.

Ancak kararın sürücüler yönünden ortaya çıkardığı sonuç farklıdır.

2. KARARIN EN ÖNEMLİ BÖLÜMÜ

"Belirtilen işlemin kullanıcılar tarafından ve özellikle araç paylaşan tarafından ticari amaçla kullanılması hâlinde ilgili idari birimlerce bu hususta her türlü cezai müeyyide uygulanabilir."

Mahkeme burada Martı TAG aracılığıyla yapılan ticari yolcu taşımacılığının yaptırıma tabi olabileceğini açıkça kabul etmektedir.

Başka bir ifadeyle mahkemenin yaklaşımı şöyledir:

Martı TAG uygulamasının varlığı yasak değildir. Ancak uygulamayı kullanan bir sürücü, özel aracıyla izinsiz ticari yolcu taşımacılığı yaparsa cezalandırılabilir.

Peki, bu ne anlama geliyor?

Örneğin:

Bir kişi işe giderken kendi güzergâhındaki başka bir kişiyle yalnızca yakıt giderinin küçük bir kısmını paylaşabilir.

Bu durum gerçek anlamda bir yolculuk paylaşımı olabilir.

Ancak başka bir kişi;

Sabah uygulamayı açıp yolcu arıyorsa,

Yolcunun istediği adrese giderek onu alıyorsa,

Gün içerisinde sürekli farklı yolcular taşıyorsa,

Bu taşımalar karşılığında düzenli gelir elde ediyorsa,

Faaliyeti kazanç amacıyla yürütüyorsa,

bu durumda ortada gerçek bir güzergâh paylaşımından ziyade ticari yolcu taşımacılığı bulunduğu savunulabilir.

3. KARARIN TARTIŞMAYA AÇIK HUKUKİ YÖNLERİ

Kararın önemli hukuki tartışmalar doğurabilecek bölümleri bulunuyor.

A. Kullanıcı sözleşmesi fiili durumu belirler mi?

Mahkemenin önemli dayanaklarından biri Martı TAG kullanıcı sözleşmesidir.

Sözleşmeye göre sürücüler kâr elde edemez.

Ancak burada önemli bir hukuki sorun bulunuyor.

Bir faaliyetin ticari olup olmadığını belirleyen tek unsur, kullanıcı sözleşmesinde ne yazdığı değildir.

Sadece sözleşmede kâr amacı bulunmadığının yazılması, uygulamadaki bütün yolculukların ticari olmadığını ispatlamaz.

Bu nokta, kararın eleştiriye açık önemli yönlerinden biridir.

B. Martı TAG yalnızca yer sağlayıcı mıdır?

Mahkeme, Martı TAG'ı 5651 sayılı Kanun kapsamında yer sağlayıcı olarak değerlendiriyor.

Yer sağlayıcıların, barındırdıkları bütün içerikleri kendiliğinden denetleme yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Ancak burada önemli bir ayrım yapılması gerekir.

Martı TAG yalnızca kişilerin ilan paylaştıkları bir internet sitesi değildir.

Kararda açıklanan teknik tespitlere göre platform;

Yolcu ve sürücüleri eşleştirmekte, başlangıç ve varış noktalarına göre referans ücret önermekte, eşleşmeyi organize etmekte ve yolculuk sürecini takip etmektedir.

Bu faaliyetlerin hukuki niteliği tartışmaya açıktır.

5651 sayılı Kanun'un 5. maddesinde yer alan genel içerik denetimi muafiyeti, bir işletmenin diğer kanunlardan kaynaklanabilecek bütün sorumluluklarını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Martı TAG'ın dijital platform olması doğrudur. Ancak yalnızca yer sağlayıcı olarak tanımlanması, platformun yolcu taşımacılığı piyasasındaki aktif organizasyon rolünü değerlendirme ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Burada mahkemenin gerekçesi hukuken tartışılabilir.

C. Martı TAG taksicilerle rekabet etmiyor mu?

Mahkemenin en dikkat çekici kabullerinden biri şudur:

Martı TAG taşımacılık yapmadığından taksicilerle haksız rekabet içinde değildir.

Bu gerekçe hukuken tartışmalıdır.

Çünkü Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümlerinin uygulanabilmesi için tarafların mutlaka aynı işi yapması veya doğrudan rakip olması gerekmez.

TTK'nın 54. maddesi, dürüst ve bozulmamış rekabeti korur.

maddesinde ise iş şartlarına uymamak da haksız rekabet nedenleri arasında sayılmaktadır.

Bir işletmenin doğrudan yolcu taşımaması, taşımacılık piyasasındaki rekabeti etkileyen davranışlarının hiçbir koşulda haksız rekabet oluşturamayacağı anlamına gelmez.

Örneğin bir platform, gerekli izinleri bulunmayan kişilerle düzenli şekilde ticari taşımacılık yapılmasını bilerek organize ediyorsa, bunun haksız rekabet yönünden ayrıca değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülebilir.

Ancak bu iddianın kabulü için platformun hukuka aykırı faaliyete katılımının ve ilgili haksız rekabet koşullarının somut delillerle ortaya konulması gerekir.

Mahkemenin, iki tarafın doğrudan aynı faaliyeti yürütmediği gerekçesine önemli ağırlık vermesi, kararın hukuki açıdan eleştirilebilecek noktalarındandır.

D. Martı TAG'ın komisyon almaması ticari faaliyet olmadığı anlamına gelir mi?

Mahkeme burada aslında önemli bir ayrım yapıyor.

Martı TAG'ın faaliyetinin ticari olduğunu kabul ediyor.

Ancak bu ticari faaliyetin yolcu taşımacılığı olmadığını belirtiyor.

Dosyada dikkat çekici başka bir tespit de var:

Aralık 2023'ten itibaren süper üyelik paketi kapsamında 35.099 işlem yapıldığı belirtiliyor.

Ayrıca Martı'nın üyelik hizmetleri karşılığında fatura düzenlediği de ifade ediliyor.

Mahkeme, bu gelirin yolculuk komisyonu olmadığını kabul etmiş.

Bu ayrımın hukuki temeli bulunabilir. Üyelik ücreti almak, tek başına taşımacılık yapmak anlamına gelmez.

Ancak şu sorular önemlidir:

Platformun ekonomik modeli nasıl işlemektedir? Üyelik hizmetleri sürücülerin daha fazla yolcu bulmasına imkân sağlamakta mıdır? Şirket, ulaşım piyasasındaki ticari faaliyetlerden hangi şekillerde ekonomik menfaat elde etmektedir?

Komisyon alınmaması, platformun bizzat taşıyıcı olmadığı yönündeki değerlendirmeyi destekleyebilir. Fakat tek başına platformun haksız rekabet oluşturamayacağını kanıtlamaz.

E. Somut zarar bulunmaması davanın reddini gerektirir mi?

Gerekçeli kararda bilirkişi kurulunun somut bir zarar tespiti yapmadığı da vurgulanmaktadır.

Burada TTK'nın 56. maddesinin önemi ortaya çıkıyor.

Bu maddeye göre haksız rekabet nedeniyle ekonomik menfaatleri zarar gören kişiler yanında, zarar tehlikesiyle karşılaşabilecek kişiler de belirli davaları açabilir.

Dolayısıyla haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi için her durumda gerçekleşmiş parasal zararın ispatlanması şart değildir.

Mahkemenin somut zarar bulunmadığına ilişkin değerlendirmesi tek başına davanın reddi için yeterli bir gerekçe olarak görülmemelidir.

Bununla birlikte haksız rekabeti oluşturan davranışın yine de ispatlanması gerekir.

4. BU KARARDAN SONRA KORSAN TAŞIMACILIĞA CEZA KESİLEBİLİR Mİ?

Evet. Ticari nitelikte izinsiz yolcu taşımacılığı yapıldığı tespit edilirse ilgili kanuni yaptırımlar uygulanabilir.

Hatta gönderdiğiniz gerekçeli karar da bu imkânı açıkça kabul ediyor.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesi yürürlüktedir.

2026 yılında yapılan değişikliklerle çalışma izni veya ruhsatı olmadan belediye sınırları içinde yolcu taşımaya ilişkin yaptırımlar ağırlaştırılmıştır.

İlgili ihlalin tespiti hâlinde:

Yaptırım

Süre / Tutar

İdari para cezası

100.000 TL

Sürücü belgesinin geri alınması

30 gün

Aracın trafikten menedilmesi

60 gün

Bir yıl içerisinde tekrarlanan ihlal

İdari para cezasının iki katı

Bu yaptırımlar, kanunda belirtilen ruhsatsız taşımacılık ihlalinin gerçekleştiği durumlara ilişkindir. Gerçek anlamda ticari olmayan yolculuk paylaşımının her durumda bu maddeyi ihlal ettiği söylenemez.

Dolayısıyla mevcut mahkeme kararı, sürücülere trafik mevzuatından muafiyet sağlamıyor.

En önemli sonuç şu: Martı TAG platformunun haksız rekabet oluşturmadığına karar verilmesi, o platformu kullanan bir sürücünün ruhsatsız ticari taşımacılık yapamayacağı yönündeki kanuni sınırlamaları ortadan kaldırmıyor.

5. MAHKEME KARARININ EN BÜYÜK HUKUKİ SONUCU

Bence bu kararın asıl önemi, paylaşımlı yolculuk konusunda Türkiye'de yeni bir hukuki tartışma başlatmasıdır.

Mahkeme iki farklı konu arasında ayrım yapmıştır.

Birinci konu: Paylaşımlı yolculuk platformu kurulabilir mi?

Mahkeme, mevcut mevzuat kapsamında somut olayda incelenen Martı TAG platformunun genel olarak yasaklanamayacağı sonucuna varmıştır.

İkinci konu: Herkes özel aracıyla ücret karşılığında yolcu taşıyabilir mi?

Mahkeme böyle bir karar vermemiştir.

Tam tersine, fiilen izinsiz ticari yolcu taşımacılığı yapılması hâlinde idari yaptırım uygulanabileceğini belirtmiştir.

Bu nedenle kamuoyunda kararın "Artık Türkiye'de özel araçlarla ücretli yolcu taşımacılığı tamamen serbest" şeklinde yorumlanması doğru olmaz.

Aynı şekilde "Martı TAG'ın bütün faaliyetleri hukuka aykırıdır" demek de bu kararla bağdaşmaz.

6. BU KARAR HUKUKEN DEĞİŞTİRİLEBİLİR Mİ?

Evet.Mahkemenin kullanıcı sözleşmesindeki ticari faaliyet yasağından hareketle fiili taşımaların ticari olmadığı sonucuna varması; platformun yalnızca yer sağlayıcı kabul edilmesi; doğrudan taşımacılık yapılmadığı gerekçesiyle haksız rekabetin reddedilmesi ve fiili yolcu taşımacılığının niteliğinin nasıl ispatlandığı yoruma açıktır.

SONUÇ:

Paylaşılan kararın hüküm bölümünde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolunun açık olduğu belirtilmiştir.

BİRLEŞİK TAKSİ ŞOFÖRLERİ DERNEĞİ



ÜYE GİRİŞİ




web counter